KESK, Eğitim-iş

 

keskkka

 

KESK
Yönetici takımı 1000’de  0,… bilmem kaç olan iki parti ( Emep- ÖDP )  ve ırkçı sosyalist ( nasyonal sosyalist) Pkk’lı olan sendika !

  EĞİTİM- İŞ
Alevi(ci) ve  ergenekoncu olan sendika !

 

KESK başkanı Sami Evren, eczacılar Birliği’nin ( 2003 ) açılış konuşmasında kamu emekçilerinin sorunlarını dile getirmek yerine  kutsal kitabımıza dil uzatarak , Kuran-ı  Kerim’in  öğretilmesini : ” 1400 yıl önceki köhnemiş fikirler ” olarak nitelendirmesi , sendikanın amaçları dışında da hedefleri olduğunu  göstermektedir … !

Aylık bültenlerinden bir alıntı ( Mart 2003 ) : ölen  bir üyelerinin ardından-İbrahim Sevimli- ” İlkokul sıralarında almış olduğu din eğitimine karşın , …sol düşüncenin savunucusu… ” diye ifade yer alacak kadar İslam düşmanlığını her fırsatta ifade eden bir sendikadır KESK .İlkokul çağında ne kadar dini eğitim  alınabilir ve bunun   ölüm ilanına eklenmesine ne gerek vardı …! , diye  sormuyoruz elbette …

Üyeleri arasında bulunan imam,başörtülü,Namazında,hayatında İslam’a büyük önem verenlerin  hatta İslamî dünya görüşünü benimseyenlerin bulunduğu ve en az % 50’sini üyeleri bu kişilerden oluşan bir örgütün , yönetici kadrosunun dünya görüşü ile taban tabana zıt olan ve emeklerini savunmayı amaçladığı iddia edilerek kurulan, üye ve aidat toplanan sendikanın hem âşikar hem gizli amaçlarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğine inanıyoruz artık…!

Yönetiminde bulunanların siyasi görüşüne sahip partiler % 0,5 oy alırken, arkalarındaki desteği  emeğin  haklı savunmasına değil kendi ideolojilerine   destek sağlamak için kullanmaları en azından  kınanması   gerekilen bir davranıştır…!Sendikanın yönetici kadrosundakiler isterlerse girsinler siyasete ve alsınlar boylarının ölçüsünü ama sendikayı kendi siyasi emellerine alet etmesinler !

AŞAĞIDAKİ HABERİ YORUMSUZ SUNUYORUZ :
BU SENDİKA KİMİ TEMSİL EDİYOR?

Bu günlerde sokaklar dolup taşıyor, sendikalar hak (!) arayışında. İlanlar veriliyor tam sayfa gazetelere. Ama bu ilanların hakla pek ilgisi görünmüyor…
Herşey KESK’ bağlı EĞİTİM-SEN’ in birçok şubesi, bazı gazetelere ilan vermesiyle başladı. Eğitim-Sen’in  İmralı cezaevinde yatan Terörist başı Abdullah Öcalan için ‘KONGRE-GEL Genel Başkanı ve lideri’ unvanını kullanmasıyla ortalık karıştı.İlan metninde ayrıca, Abdullah Öcalan’ın cezaevindeki koşullarının düzeltilmesi, sağlık durumuna dikkat edilmesi ve hatta başka cezaevine nakledilmesi istenerek, “eğer Türk Devleti bu istemleri yerine getirmez ise tesis edilen barışın bozulabileceği, gerillaların engellenemeyeceği” ifadeleri ima edildi.
BASK’a bağlı Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı
Gürkan Avcı ve arkadaşları ilan metinlerini toparlayarak bir süre EĞİTİM-SEN Genel Merkezi’nin tavırlarının ne olacağını beklediler.Avcı ve arkadaşları herhangi bir tekzip gelmeyince hemen harekete geçerek tepkilerini, “Eğitimcilerin mi yoksa Öcalan’ın mı Sendikasısınız?” içerikli basın açıklamaları yaptılar… ” Önemli olan Eğitimcilerin alın teri hakkını savunmak için kurulan bir sendikanın hem de Eğitim Sendikasının PKK liderine sahip çıkıp, devlete şartlar öne sürüp tehditler savurmasıdır. Tabi bunu duyan binlerce eğitimci arkadaşımız sendikalarından istifa edince iftira kampanyalarına başladı (internethaber : 30 Kasım 2004 )

KESK 2.OLAĞAN GENEL TOPLANTISINDA TÜRK BAYRAĞI ASILMAZ,İSTİKLAL MARŞI OKUNMAZ,ÖCALAN İÇİN DEHAP GENEL BAŞKANI TUNCER  BAKIRHAN ” SAYIN ”  İFADESİ KULLANIR  ( Milliyet :14 Mayıs 2005)

                                            OLACAĞI   BUYDU :
5. SINIFI BİTİREN ÖĞRENCİLERİN YAZIN KURAN ÖĞRENMELERİNE KARŞI ÇIKTILAR…O YAŞ GRUBUNA BALE SERBEST…AMA KURAN YASAK DEDİLER…
2003 YILINDA DEVLETE SIFIR MALİYET İLE 10.000 FAKİR ÇOCUĞUN   ÖZEL  LİSELERDE PARASIZ OKUMALARINI ” BAZI ÖZEL OKULLAR MÜTEDEYYİN İNSANLARIN… ÖĞRENCİLERİ ETKİLEYEBİLİR…” DİYE  DANIŞTAY’A DAVA AÇIP BUNU YASAKLADILAR…
ŞİMDİ ( 25.05.2005) YARGITAY HUKUK DAİRESİ SENDİKANIN KAPATILMASINA KARAR VERDİ…YANİ YASAK YASAK DİYE DİYE KENDİLERİ YASAKLANDI…! YAZIK…!KEŞKE SADECE SENDİKA OLSALARDI , SİYASİ GÖRÜŞLERİNİ SENDİKAYA ALET ETMESELERDİ…YAZIK !
TÜZÜKTEN  YASAKLANMA GEREKÇESİ İFADELER ÇEKİLİR…AMA  KESK YİNE BİLDİĞİMİZ KESK :

    Eğitim-Sen, İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in yürürlüğünün durdurulması ve iptali için Danıştay’da dava açtı. Eğitim-Sen’den yapılan açıklamada, İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği’nin 42. maddesi değiştirilerek, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Kuran kursları ve vakıflarca açılan öğrenci yurtlarının, Milli Eğitim Bakanlığı’nın denetiminin dışına çıkarıldığı belirtildi. Açıklamada, Eğitim-Sen’in, bu durumunun eğitim sisteminde yaratacağı olumsuzlukları göz önünde bulundurarak, ilgili değişikliklerin iptali ve yürürlüğün durdurulması için Danıştay Başkanlığı’na dava açtığı bildirildi.   Kuran kursları ve yurtların devletçe denetlenmesinde anayasal zorunluluk bulunduğu, devlet adına bu denetimi Diyanet İşleri Başkanlığı ya da bakanlık bünyesinde bulunmayan bir başka birim, kurum ya da kuruluşun yapamayacağı belirtildi.  Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 56. maddesinin, eğitim ve öğretim hizmetinin yürütülmesi, denetimi ve gözetiminden devlet adına Milli Eğitim Bakanlığı’nı sorumlu tuttuğu vurgulanarak, yapılan yönetmelik değişikliğinin, bu maddeye aykırı olduğu savunuldu.  (7 Ağustos 2005  Pazar  )

DİYANET  MÜFETTİŞLERİ  BİLMEM NE KADAR KURS ÖĞRENCİSİNİ DENETLEYEMEZMİŞ…AMA MİLLİ EĞİTİM MÜFETTİŞLERİ  İLE  OKULLARDAKİ ÖĞRENCİLERİN ARASINDAKI ORAN  DAHA FAZLA… DİYANETTEKİ HER MÜFETTİŞE DÜŞEN KURS ÖĞRENCİ SAYISI, MİLLİ EĞİTİMDEKİ MÜFETTİŞ  BAŞINA DÜŞEN ÖĞRENCİ SAYISINDAN NEREDE İSE %10  ORANINDA DAHA AZ…KESK BİLMİYOR MU  BUNLARI …BILIYOR TABII AMA AMAÇ FARKLI … HUY ANCAK TENESIRDE CIKARMIS…!

keske2a

Aslında Bu Resim Bile tek başına Her Şeyi Anlatmıyor mu…!? Anlayana…!

 

                                                 KESK
    Türkiye’de solu temsilen öğretmen sendikacılığının belki de zirve yaptığı yılları yaşayan Eğitim-Sen, ‘anadilde eğitim’ eksenli polemik ve kısır çekişmelerle sendikadan çok bir siyasi partiyi andıran görüntüsüyle gündeme geldi. Hukukun ve kamuoyunun karşısına iki kez tüzük tartışmasıyla çıkan sendikanın kapatılmaması için tam bir seferberlik başlatıldı. Kendisini Atatürkçü, devrimci, sosyal demokrat, demokrat ilân eden eğitimci kesimler, KESK’e bağlı Eğitim-Sen’de 2000 yılından bu yana iç mücadele de yaşıyor. Sendikalar siyasetten uzak mı?
Eğitim-Sen, sol kesimin değişik gruplarının çatısı oldu. Bu gruplardan Devrimci Sendikal Dayanışma (DSD) Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nin, Yurtseverler HADEP’in, Emekçiler EMEP’in izdüşümü olmaktan alıkoyamadılar kendilerini. Sonuçta sendikal hüviyetinden çok siyasi çekişmeyle ve her şeye hayır diyen kimliğiyle gündeme geldi sendika.
1995’te Eğitsen ile Eğitim-İş’in birleşmesiyle kurulan Eğitim-Sen son dönemde yaşanan iç çekişmelerin ardından hiç olmadığı kadar kan kaybetti. Sendikanın daha birkaç yıl öncesine kadar 190 binlerde olan üye sayısının bugün 90-100 binlere gerilediği belirtiliyor. Eğitim-Sen içinde sonuna kadar mücadeleyi seçen bazı gruplar ise sendikanın kapatılma davasıyla zirveye çıkan tartışmaların ardından gerçekten sendikacılık yapma niyetiyle ayrılmaya karar verdi. Örneğin Sendikal Birlik üyesi 13 şube başkanı istifa etti. Müstafi eğitimciler 17 Ekim 2005 itibariyle 600 bin öğretmenin bulunduğu camiaya Eğitim-İş Sendikası’nı tekrar kazandırdı.
…Anadilde eğitim tartışmalarıyla başlayan süreçte bugün daha çok eğitimcilerin ne kadar sendikalı olmak istedikleri, sendikaların siyasetten ne kadar uzak oldukları konuşuluyor. Puslu hava dağıldıkça sendikacılıkta yapılan hatalar bir bir su yüzüne çıkıyor.
Öğretmenlerin çiçeği burnunda sendikacısı Eğitim İş Genel Başkanı Yüksel Adıbelli, 2000 yılı yazında toplanan Eğitim-Sen genel kuruluna atıfta bulunuyor. Genel kurulda “Öğretmenlerin Türkiye Cumhuriyetini koruma ve onu öğrencilere öğretme yükümlülüğünün olmadığına” karar verildiğini hatırlatıyor. Adıbelli’ye göre sendika, anadilde eğitim ve Kürt kimliği tartışmalarının ötesinde, içindeki ilk kırılmayı burada yaşadı. Genel kuruldaki ‘Sayın Apo’ hitaplı konuşmalara en sert tepkiyi ‘Sayın Atatürk’ diyerek gösteren de Adıbelli’nin ta kendisiydi.Adıbelli’nin dikkat çektiği ikinci nokta ise Eğitim-Sen’in son beş yıldır siyasi parti olarak görülmesi ve bazı partilere angaje edilmesi. Bu yüzden önemli uyarılar yapıyor: “Sendikalar parti değil. Türkiye’yi yönetmeye talip olamaz. Eğitim diye bir sorunumuz var. Sendika ancak şuna talip olabilir; eğitim emekçilerinin, öğrencilerin ve kamu çalışanlarının ekonomik, demokratik, özlük taleplerinin iletilmesi, geri kazanılması. Kimse, dinini, dilini, etnik kimliğini öne çıkararak sendikacılık yapmasın.”
Eğitim-Sen, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim Bir-Sen’in başı çektiği örgütlülükte resmi rakamlara göre üyelik oranı yüzde 43. Ancak Eğitim-Sen’de yaşanan istifaları hesaba aldığınızda yüzde 8-10’luk bir kayıp söz konusu; yani üyelik oranı yüzde 33-35.
“Mevcut sendikaları kavgacı ve meydanlarda kaldırım taşı söküp devlete karşı yürüyen öğretmen imajı yıkıyor.” diyen Anadolu Eğitim-Sen’in genel başkanı 14 yıllık coğrafya öğretmeni Cansel Güven, Türkiye’nin ilk kadın sendika başkanı aynı zamanda. Eğitim emekçilerinin yarıya yakınının kadın olduğuna dikkat çeken Güven, KESK’e bağlı Eğitim-Sen’de 11 yıllık aktif sendika üyeliği yaptığını belirterek, kadın öğretmenlerin haklarının savunulması için ‘kadından sorumlu genel sekreterlik’ kurulması dışında bir çözüm üretilmediğinden yakınıyor. Eğitim sendikalarının kendilerini tanımlamaları konusunda yepyeni öneriler getiren Cansel Güven, “Öğretmenler, öğrenciler ve veliler eğitim sendikalarının doğal üyeleridir. Bizim derdimiz eğitime katkı sağlamak olmalı. Bu yüzden a-politik (renksiz-kimliksiz) olmakla suçlanıyoruz. Ama bizi suçlayanlardan daha çok eğitim politikalarının içindeyiz. Tek farkımız kaldırım taşı söküp kahrolsun devlet demiyoruz. Sendikalar bugüne kadar hep hayır diyecek bir şey aradı. Üyesini ve eğitimi unuttu.” diyor.
Hem Cansel Güven hem Yüksel Adıbelli, Eğitim-Sen’in “samimiyetsiz yöneticilerin tavırları ve azınlığın sesinin baskın çıkması” nedeniyle kan kaybettiğine inanıyor. Eğitim-Sen yöneticilerinden birinin Mayıs 2005 itibariyle istifa eden üye sayısını 55 bin olarak vermesi de onları teyit ediyor.
Kopuşların yaşandığı Eğitim-Sen kanadında ise her iki başkana da farklı bakılıyor. Eleştirilere cevap veren Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaattin Dinçer, “Bizim 160 bin üyemiz var, ayrılan birkaç üye, kurulan küçük sendikalar bizi yıpratamaz. Her yerde 20-30 kişilik muhalefet olur.” diyor. Dinçer, hiçbir yerde toplu kopuş yaşanmadığını, panik havasına kapılmadıklarını belirtiyor.
Oysa, son rakamlar farklı bir tabloyu ortaya koyuyor. Buna göre, Eğitim-İş İzmir, Adana, Trabzon, Samsun, Konya, Isparta, Uşak şube ve il temsilcilikleri için yetki belgesi almış. Kasım’ın ikinci haftası itibariyle kayıtlı üyeleri 4 bini aşmış. Yenileri de yolda. Milli Eğitim Bakanlığı’nın kayıtlarına göre 15 Mayıs itibariyle Eğitim-Sen’in 131 bin, Türk-Eğitim-Sen’in 124 bin üyesi var. Eğitim Bir-Sen’in üye sayısı ise 80 binlere dayanmış durumda.

SENDİKACILIK SİYASALLAŞTI
Diğer yandan, Anadolu Eğitim-Sen tarafından gerçekleştirilen bir anket ‘sendikacılığın’ çıkmazları konusunda ipuçları veriyor. Ankara, İstanbul, İzmir, Yalova, Kocaeli, Zonguldak, Mersin, Adana, Batman, Aydın, Erzurum, Sinop, Bursa ve Konya’da 3 bin 680 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirilen ankete cevap verenlerin yüzde 80’i sendikaların kendilerini yeterince temsil etmediği görüşünde. Yüzde 70’i sendikaların siyasallaştığına inanıyor.Veli ve öğrencilerin sendikalarda yer alması gerektiğini düşünenlerin sayısı ise yüzde 52.

HÜLLE SENDİKASI KURDULAR!
Eğitim-Sen’in kapatılma davası sürecinde yaşanan ilginç gelişmelerden biri de Eğitim Bilim Sendikası’nın (EBS) kurulması. Muhalif sendikacılar, Eğitim-Sen yetkililerinin belirlediği 7 kişilik yönetimle kurulan EBS’nin yedek sendika olduğunu iddia ediyor. Yargıtay’ın sendikayı kapatma kararı aldığı anadilde eğitim maddesinin de tüzüğe aynen geçirilmek suretiyle korunduğunu savunuyor. EBS’nin kuruluşu da tüzüğündeki anadilde eğitim şartı konusunda kimseye bilgi verilmemesi, artan istifaların ardındaki nedenlerden sadece biri. Bir sendika yöneticisi, “Hülle sendikası kurdular, samimi olsalar üyelerine bilgi verip karar alırlardı.” yorumunu yapıyor.

KADEK ilânı verdiler!
İki yıl önce yaşanan bir kavga ise bugünlerde sol sendikacıların yeniden gündeminde. Eğitim-Sen’in Bitlis, Muş, Diyarbakır, Adıyaman gibi Güneydoğu illerindeki şubelerinin ‘KADEK lideri Öcalan’a uygulanan tecridin kaldırılması” talepleriyle yerel ve ulusal gazetelere verdiği ilânların parası kim tarafından ödendi? İlânlara ne kadar para ödendi? Hesabı verilmeyen bu konu için özellikle İzmir ve Trabzon’dan sert tepkiler geliyor. Eski Eğitim-Sen Trabzon Şube Başkanı Mustafa Boz, sendika adına o günlerde çarşaf çarşaf basılan ilânların bizzat oradaki şubelerin bütçelerinden karşılandığını söylüyor. Boz, KESK başkanından Eğitim-Sen genel başkanına kadar herkesin buna göz yumduğuna, kan kaybının ikinci nedenlerinden birinin de bu tavırlar olduğuna işaret ediyor.

YUMURTLAMAYA DEVAM

axsiy02

Milli Eğitim Bakanlığı, “devlet memurları kılık-kıyafet yönetmeliği” hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili bölümü, öğretmenevi ve sosyal tesisler yönetmeliğinden çıkardı…Eğitim – Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, yönetmelikle, “türban ve kara çarşafa geçit verileceğini” söyledi.
Sormak lazım türban (…!)simge ise yırtmaçlı etek, dizüstü  etek giyen , asırı makyajlı eğitimciler  neyin simgecisi…Onlar değilse   TESETTÜR neden simge…Amaç İslam düşmanlığı başörtüsü – veya adına ne derseniz deyin – bahane !

TRT’deki Kesk üyesi çalışanlar isyan eder ; ” TRT’de dini yayınlar arttı…! ” diye açıklama yapar, ” isyan ederler ”
 TRT açıklama yapar ( 09.06.2006)
  “TRT”de görsel dini programlar, 1974 yılından beri hazırlanmaktadır.AKP iktidarı döneminde artış gösterdiği söylenen “dini yayın” konusu, söylentiden başka bir şey değildir. 12 Ocak 2004″te genel müdür değişikliği gerçekleştiğinde TRT”de dört adet dini program mevcuttu.Bu programlar şunlardır:
BİR: İnanç Dünyası. 30 dakika. TRT 1
İKİ: İnanç Dünyası. 30 dakika. TRT INT
ÜÇ: İnanç ve Bilim. 30 dakika. TRT 2
DÖRT: Diyanet Saati. 60 dakika. TRT 4.
12 Ocak 2004″ten sonra (bugün itibariyle) yine dört adet dini program mevcuttur. Bu programlar ve süreleri şöyledir:
BİR: Yolcu. 30 dakika. TRT 1
İKİ: Hayat ve Din. 30 dakika. TRT 2
ÜÇ: Sonsuzluk Yolcusu. 30 dakika. TRT INT
DÖRT: İslam”ın Aydınlığında. 60 dakika. TRT 4 Görüldüğü gibi dini yayınlarda ne süre, ne adet olarak bir artış söz konusudur.”
  İSLAM İLE DÜŞÜNME EYLEMİNİ YAN YANA GETİREMEYEN BİR ZİHNİYET
    Antalya Anadolu Lisesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olan Mehmet Ocakçı’nın (53) öğretmen açığı nedeniyle Hacı Dudu Mehmet Gebizli Anadolu Lisesi’nde de felsefe grubu (Felsefe – Psikoloji – Sosyoloji – Mantık) derslerine girmesi, …
Eğitim – Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Zeybek, amacı sorgulamak olan felsefe dersine, sorgulamayı reddeden din dersi öğretmenlerinin girmesinin doğru olmadığını söyledi.
Okul Müdürü Mehmet Karakaş, felsefe grubu derslerine giren iki kadın öğretmenin hamilelik nedeniyle izinde olduklarını belirterek, “Boş geçen felsefe dersini, kadrosu Antalya Anadolu Lisesi’nde bulunan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi öğretmeni Necati Ocakçı’ya verdik.Felsefe din kültürünün yan branşı sayıldığı için, bir engel yok” diye konuştu.
     TAM  MANASI İLE BİR  İSLAM’DAN ALERJİ  DUYMA GÜDÜSÜ  VAKIASI

egitimsen543

Sorsan ” Eşitlik, adalet,özgürlükçü,demokrat,hümanist  …” geçinirler…

HALBUKI SADECE ISLAM DUSMAN  BIR GRUPLAR O KADAR…HEMDE UYELERI ARASINDA O KADAR SAKALLI, BASORTULU OLDUGU HALDE…!DAHA FAZLA DELILE GEREK VAR MI…!?
ÇOK  İSTİYORSANIZ KURUN BİR SİYASİ PARTİ ALIN AĞZINIZIN CEVABINI…AMA ONLARDA İŞİN FARKINDA …PARTİ OLSALAR ARKALARINDAKİ – BU KAFA İLE ! – OLACAK DESTEK % 0,0  BILMEM KAÇ…! AMA SUÇ  SİZE  ÜYE OLUP  SAYINIZI ŞİŞİREN MÜSLÜMANLARDA… 😦 YANİ  BİZDE…ŞUUR  EKSİKLİĞİMİZDE…! BİZ SOL  GÖRÜŞE KARŞI DEĞİLİZ…SİTEMİZ BUNUN MESAJLARI  İLE DOLU…AMA İSLAM DÜŞMANI KIM OLURSA OLSUN BİZİM DÜŞMANIMIZDIR…!

 

kesk4t

LIDER SENDIKALIKTAN NERELERE …SON HALLERI

kesk3t

DİNDARLARA  SON KAZIK! YÖK VE EĞİT-SEN ELELE !!!

kesk345746879078676keskkk

kesk_pkk666

kekstra57647

egstsen567

esen-din-hazimsiz4

hadistenurkenkopekler

kadekesk2

KEESKKK77599

keksk-alevi-fetullah-dindersi-vs4

egitsizsenn46537

egit-sen-dindersi-zit

egitsen483472

egitim-sen-ihl325325

egitimsen-icki3445

egitim-sen-evrimci4365457665876

egitimsen-daldi-1

egitimis-turban-yenichp3465

egitim-is-pslg45

463473753675

536845685684679876

egitim-is-ispiyon4

es-en-danistayy3

Keskceliskiiii547537563

kessek80976

pkk-egitimsen346457

 

KÜÇÜK  KESK

  EĞİTİM-İŞ

 

egitim-is-kucuk-kesk3

 ULUSALCI SENDİKA, CEMAATLE NAMAZA DA KARŞI
  Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni tarafından öğrencilere dağıtıldığı iddia edilen ‘Dinin Direği Namaz’ kitabını suç unsuru gibi gösteren Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) cemaatle namaz kılınmasına da karşı çıktı.Sendika yöneticileri, cemaatle namazın teşvik edilmesini, “Çocuklarımızın saflığı; art niyetsiz oluşları, din duyguları okşanarak örgütlemek istenmektedir. Bu durumdan, dinin siyasallaşmasının istendiği görülmektedir.” şeklinde yorumladı. Sendika yöneticileri kitabın ‘ulusalcı anlayıştan yoksun’ olduğunu savundu. (17 Mayıs 2007) 

 

egitim-is_vakit_120413

6egitimsizsen6

28subatsurecindekesk

234675867

457455686585685

aksam_180613

ankara-da-kck-operasyonu-egitim-sen-de-arama

egit4575

dhkpc-kesk-2013-5675

cumhuriyet_170313

cumhuriyet_121212

bdp-egit-sen-inortakimzakampanyasi-14eylul2013

 

Seçmeli Kur’an dersine hazımsızlık

Adana İli Yüreğir İlçesi’nde bir okulda seçmeli Kur’an-ı Kerim, Hz. Muhammed’in Hayatı ve Temel Dini Bilgiler derslerine yoğun talep olması üzerine bazı kesimlerce Okul Müdürü hakkında linç kampanyası başlatıldı. 2012-2013 Eğitim Öğretim Yılı itibarıyla seçmeli ders olarak işlenmeye başlanan Kur’an-ı Kerim, Hz. Muhammed’in Hayatı ve Temel Dini Bilgiler gibi derslere yoğun talep olması bazı çevreleri rahatsız etti.
KURAN DERSİNİ SEÇEN VELİLERE VAZGEÇMESİ YÖNÜNDE BASKI YAPILDI

İlgili kişilerden alınan bilgiye göre; Yüreğir İlçesi Kiremithane İlköğretim Okulundaki İlkokul çocuklarının dini dersler almasını hazmedemeyen Eğitim-Sen üyesi bir grup öğretmen, bu dersleri seçen öğrenci velilerini tek tek arayarak seçimlerini değiştirmesi konusunda velilere baskı yaptığı ileri sürüldü.

İddiaya göre; Öğrenci velilerinin, çocuklarının dini dersler almaları konusunda ısrarcı olduğunu gören Eğitim-Sen Adana Şube Başkanı Kamuran Karaca ve Şube Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Yalçın 14.09.2012 tarihinde okula giderek veli ve öğrencilerin almış olduğu bu karardan vazgeçmesi konusunda Kiremithane İlköğretim Okulu Müdürü İrfan Ayanoğlu’na teklif götürüldü.

OKUL MÜDÜRÜNE TEHDİT VE ŞANTAJ

Yapılan görüşmede okul müdürü Ayanoğlu’na çeşitli tehditlerde de bulunan Sendika yetkilileri, öğrencilerin seçtikleri dini derslerden vazgeçilmemesi durumunda sendika üyesi öğretmenlerce okulda terör estirilerek eğitim öğretim ortamının bozulacağı, okulun müdürüne dar edilip bu okulda görev yapamaz hale getirileceği şeklinde baskılar yapıldı. Yapılan şantajlara boyun eğmediği belirtilen okul müdürü Ayanoğlu’nun yaşananları dilekçe ile resmi birimlere iletmesi üzerine durumdan rahatsız olan Eğitim-Sen yetkilileri, 05.11.2012 tarihinde bir basın açıklaması yaparak okul müdürü hakkında iftira ve linç kampanyası başlattı.

Haberin diğer başlıkları:

     ÖĞRENCİ VELİLERİ: İDDİALAR ASILSIZ, YOĞUN TALEBE HAZIMSIZLIK VAR!

KUR’AN VE SİYER DERSİNE HALKIMIZDAN GENEL BİR TALEP VAR

KANUNLA VERİLEN BU HAKK, BAZILARI TARAFINDAN ENGELLEMEK İSTENİYOR

BASIN OLAYA 28 ŞUBAT BENZERİ BİR ŞEKİLDE YAKLAŞIYOR    ( 12 Kasım 2012 )

 

 

egitimsen_ve_egitim_is_kiyafet_ozgurlugu_konusunda_hata_yapiyor_h154988

Eğitimsen ve Eğitim – İş Kıyafet Özgürlüğü Konusunda Öğretmenleri ve idarecileri tehdit ederek hata yapıyor.Kamuda kıyafet özgürlüğü ile ilgili Memursen 12 milyon üstünde imza toplayarak Çalışma Bakanlığına teslim etti. Bu imzaların ardından 18 Mart 2013 tarihinden itibaren sivil itiatsizlik eylemi başlattı. Bu eylem kararının hemen akabinde Eğitimsen ve Eğitim – İş peş peşe iki açıklama yayınladı ve Memursen’e tepki verdi. Eğitim- İş sendikası sivil itiatsizlik eylemine katılacak devlet memurları ve buna göz yuman okul müdürleri hakkında tek tek suç duyurusunda bulunacağını açıkladı ve 81 il valiliğini uyardı.Eğitimsen bu eyleme tepki olarak ; Başörtü eyleminin asıl amacı dinsel sembollerin eğitime sokulmasıdır diye tepki gösterdi. sol cenaha hitap eden sendikalar Başörtüsüne asla izin verilmemelidir diyor.Eğitim – İş öğretmenlerin ve eğitim yöneticilerinin sendikası olduğunu unutmamalıdır.Öğretmen ve İdarecileri kıyafet özgürlüğü üzerinden tehdit eden bir sendikanın kendini gözden geçirmesi gerekir.

Şimdi burada Eğitim – İş ve Eğitimsen açık açık şunu demek istiyor…Biz okullarda başörtülü öğretmen istemiyoruz.O zaman öğretmen sendikası olan Eğitimsen ve Eğitim – İş acil tüzük tadilatı yaparak inançlı ve başörtülü öğretmenler sendikamıza üye olamaz diye tüzüklerine bir madde eklemelidirler…

ÇÜNKÜ HER İKİSİNDE DE BİZZAT BİLİYORUM ONLARDAN VAR!

 

kesk-egitimsen-islam54366

kesk634645737

 

kesk-milliyet_140215

 

54783568468

 

54735673568

37867895469569

Eğitim merkezi mi terör yuvası mı?

kesk34636457

Cevap belli!!!

kesk5463475367

keks-islam-egit-sen91637

 

kesk235346

HEM  PKK’LI HEM GAVAT!

43626

PKK olur da KESK olmaz mı?….!!!

kesk346473

976979595797696

KESK5684658

 

egitim-sen_taciz-347

 

1-keskkkk-keskk5756875484

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SAPIKLIĞA TEŞVİK, HAYRA ENGEL: KESK!

Devam edecek…!

 

Reklamlar

%d blogcu bunu beğendi: